Bebek Gelişiminde Doğru Ve Yanlışlar!



Bebek Gelişiminde Doğru Ve Yanlışlar!

Bebeklerin ve çocukların gelişiminde ebeveynleri tedirgin eden, bebeğin baş ölçüsü, boyu , kilosu gibi kaygı verici soruların yanıtları halk arasında çoğu zaman yanıltıcı oluyor. Ve bazı durumlar için geç kalınmış olunabiliyor.

Ebeveynler için bu doğru bilinene yanlışlar yani bebek ve gelişiminde ilerleyen durumların hangisi alarm veriyor nelere dikkat edilmeli, hangi durumda uzmanlara danışılması gerektiğinin bilgisini Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan açıklıyor:

Bebeğin Kilolu doğması sağlık belirtisi mi?

Bebeğin kilolu doğması tabii ki sağlıklı olduğu anlamına geliyor ama her zaman değil. Üstelik altta yatan neden annenin hamilelik sırasında yaşadığı diyabetin sonucu olarak ortaya çıkan anormal bir tablo da olabiliyor. Bu durumda bebeğin ve annenin yakından takip edilmeleri gerekebiliyor. Çünkü annenin diyabeti bebeği kötü yönde etkileyebiliyor; örneğin metabolik hastalıkların yanı sıra kalp veya böbrek anomalileri gelişebiliyor. Ayrıca bebeğin kan şekeri düşebiliyor, bunun sonucunda da sağlığı bozulabiliyor.

çocuklarda astım

Bebeğin baş çevresi ne olmalı?

Bebeğin baş çevresinin poliklinik muayenesinde normal sınırların biraz üstünde ya da biraz altında seyretmesi, ebeveynler tarafından genelde endişe verici bir durum olarak değerlendiriliyor. Ancak bu durum olağan ailesel bir özellikten de kaynaklanabiliyor. Anne ve babanın baş büyüklüğü ise bunda çok belirleyici oluyor. Ancak bebeğin baş çevresinin büyüme hızı öncekilere göre aşırı şekilde artmış ya da azalmışsa, altta yatan nedenler hidrosefali ve mikrosefali gibi sorunlar olabileceği için bunun mutlaka araştırılması gerekiyor.

Çocuğun boyu ve kilosu diğer yaşıt çocuklara göre mi kıyaslanmalı?

Anne ve babalar genelde çocuklarını diğer ebeveynlerin çocukları ile karşılaştırıp, “Çocuğumun boyu yaşıtlarıyla karşılaştırdığımızda çok kısa” ya da “kilosu çok düşük” gibi değerlendirilmeler yapabiliyor. Her çocuğun büyüme potansiyeli farklı oluyor. Bunu anne ve babadan aldığı genetik özellikler ile beslenme ve yetişme ortamı gibi çevresel faktörler etkiliyor. Eğer aynı yaştaki çocukların tümü aynı boy ve kiloya sahip olsalardı çocuklar için “büyüme eğriliği tablosu” ortaya çıkmazdı. Bu eğriler toplumdaki çocuk popülasyonunun büyümesindeki çeşitliliği gösteriyor. Bazı çocuklar büyüme eğrisinin üst sınırında büyürken, aynı yaştaki bazı çocukların büyüme seyri ise alt sınır civarında olabiliyor.

Emme dürtüsü fazla olan bebekler normal büyüme ve gelişme için ihtiyaç duydukları miktarların ötesinde, onları obez yapacak kadar fazla miktarlarda besleniyor olabilirler. Sadece anne sütü alan bebeklerde aşırı kilo alımı önemli olmuyor. Bunun nedeni ise bu bebeklerin çoğunun 1 yaşına kadar ideal kiloya gelmeleri. Mamayla birlikte anne sütü alan ya da sadece mamayla beslenen bebeklerde ise aşırı kiloya karşı dikkatli olmalı. Çünkü bu durum çocuğun obez olmasına yol açabiliyor. Dolayısıyla böyle bir sorun olduğunda mama miktarının, mama verme sıklığının ve sulandırma işleminin tekrar değerlendirilmesi gerekiyor. Çocuklarda cinsiyet gözetmeksizin, dünyanın her yerinde ve her döneminde büyüme aynı seyreder. Yani, dünyada aynı yaştaki tüm çocuklar cinsiyet, ırk ve çağa bakmaksızın aynı boy ve kiloya sahip olurlar.

Bebek, çocuk ve ergenlerde büyüme, büyüme eğrilerinden takip edilerek değerlendiriliyor.
Her çocuğun boy, kilo ve 2 yaşına kadar olan çocukların baş çevreleri için büyüme eğrileri bulunuyor. Ayrıca cinsiyet, ırk ve çağa göre de büyüme eğrileri farklılıklar gösteriyor.

Örneğin ülkemizdeki çocuklar Avrupa ve Amerika ile karşılaştırıldığında; ilk 6 aydaki bebeklerin ve 11 yaş sonrası ergenlerin kilolarının daha fazla olduğu gözlemlenmiş. Boy açısından Amerika’daki çocuklarla karşılaştırıldığında ise bebeklik döneminde ülkemizdeki çocukların daha uzunken, ergenlik döneminin sonlarında ise daha kısa kaldıkları tespit edilmiş. Bu nedenle her ülke kendine özgü büyüme eğrilerini 20-30 yılda bir güncelleyerek yayınlıyor.

Doğrusu: Çocuğun büyümesi alt sınırın altındaysa bu durumun neden kaynaklandığı mutlaka araştırılmalı. Çünkü altında beslenme eksikliği, fark edilmemiş hipotiroidi gibi hastalıklar ve genetik faktörler olabiliyor.

Yani her çocuğun büyüme seyrinin üst eğrilerde seyretmesi gerekmiyor. Büyüme eğrisinin sağlıklı kabul edilen alt sınırın altında veya üst sınırının üstünde olmadıkça bu durum normal değerler olarak kabul ediliyor.



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir