Spor Yapıp Vücut Geliştiriyorsanız Dikkat



Spor Yapıp Vücut Geliştiriyorsanız Dikkat

SPOR YAPIP VÜCUT GELİŞTİRİRKEN ALINAN PROTEİN TOZLARI BÖBREK SAĞLIĞINIZA ZARAR VEREBİLİR.

Biosan Sorumlu Hekimi Dr. Okan Gökhan uyarıyor; protein tozları, kolaylaştırıcı faktörlerin

varlığında böbreklerinize zarar verebilir.

Günümüzde fazlaca ihtiyaç olmasa da kaslı bir vücuda sahip olmak, özellikle gençler arasında, toplum

tarafından kabul görme ve karşı cins tarafından beğenilme isteği nedeniyle önemli hale gelmiştir.

Kaslı bir vücuda sahip olmak için yapılan yoğun egzersizler kadar beslenme de önemlidir. Bu dönemde

yüksek miktarda protein ihtiyacı ortaya çıkar. Yetişkin bir erkeğin günlük protein ihtiyacı 70 – 80 gr (1

gr/kg/gün); spor yapan bir erkeğin günlük protein ihtiyacı 100 – 150 gr’dır. (1,5 – 2 gr/kg/gün). Günlük

beslenme düzeni içinde bu miktarda protein tüketimi pratik ve kolay olmayabilir. Normalde tercih

edilen, vücudun protein ihtiyacının doğal beslenme ile alınması olsa da ucuz oluşu ve kullanım

kolaylığı nedeniyle tercih edilen protein tozlarının kullanımında en çok tartışılan, vücut için bir

zararının olup olmadığıdır. Alınan protein miktarı arttıkça, protein metabolizma ürünlerinin idrarla

atılımı da artar. Proteinlerin parçalanmasıyla ortaya çıkan amonyak, hem karaciğeri hem de beyni ağır

bir şekilde hasarlandırabilir. Bu yüzden hemen üreye çevrilir. Üre ise böbreklerden atılan bir

maddedir. Böbrek bozukluklarında kanda üre artışı görülür.

Protein tozları dikkatli kullanılmazsa Ürik Asit taşlarını tetikleyebilir: Alınan protein miktarı

böbrekte ürik asit taşlarının oluşumunu kolaylaştırabilir. Taş oluşumunda etkili birden çok faktör

olduğundan fazla miktarda protein kullanımı taş oluşumu için yeterli neden değildir. Kolaylaştırıcı

sebeplerin varlığında, normal sınırlarda tüketilen protein de taş oluşumuna neden olabilir.

Nelere dikkat edilmeli? Ürik asit taşlarının varlığı saptandığında kan ürik asit seviyesi kontrol

edilmelidir. Kan ürik asit seviyesi yüksekse diyet veya ilaç tedavisi ile ürik asit seviyesi normal sınırlara

indirilerek taş oluşumu engellenebilir. Ürik asit diyetinde ise alkollü içecekler, sakatat, şarküteri

ürünleri, kuru yemişler, yulaf – çavdar unu, balık yumurtası, midye, konserve balık, et suyu

tüketilmemelidir. Tüm bunların yanı sıra balık (büyük balıkları tercih edin), dana, sığır, koyun, kuzu,

tavuk, hindi, mantar; nohut, kuru fasulye, bezelye, bulgur, mercimek, gibi besinlerin günde 60 gr

üzerinde tüketilmemesi gerekir.

Ürik Asit Taşı oluşumu farklı nedenler de olabilir: Bir grup hastada kan ürik asit seviyesi normal

sınırlarda olduğu halde ürik asit taşı oluşumu gözlenir. Bu durumdan idrar ph’ının sorumlu olduğu

düşünülmektedir. İdrar pH’ı normalden daha fazla asit karakterde olduğunda idrarda eriyebilen ürik

asit miktarı azalır ve kristalizasyon oluşur. Bu hasta grubunda idrarı nötr veya alkali hale getirmek taş

oluşumunu önler.



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir